Adidas ile Puma’nın Ortak Noktası Ve Türkiye

Sene olarak 1940’lı yıllar yaşanmaktadır. İkinci dünya savaşı daha yaşanmamışken Almanya’da küçük bir kasaba olan Herzogenerauch’ta iki kardeş ayakkabı imalatı için bir atölye açarlar.  Bu iki kardeşten birinin adı Adolph diğerinin ismi ise Rudolp Dassler’dır. Bu iki kardeş birlikte yola koyularak ayakkabı üretimini gerçekleştirerek satışını yaparlar. Bir süre böyle devam ederler. Fakat ikinci dünya savaşından kısa bir zaman sonra kardeşlerden Adolp, yollarını ayırmak istediğini ve ayrı bir atölye açarak orada üretime devam edeceğini diğer kardeşine ifade eder. Diğer kardeş Rudolp bu duruma bir anlam veremez ve şaşkınlık içerisindedir.  Rudolp, yaşadıkları kasabanın küçük bir yer ve aynı zamanda ayakkabı alımında sınırlı sayıda bir insanın olduğunu söyler. Diğer yandan kasabada iki tane ayakkabı atölyesinin olacağını ve kendi kendilerine rakip olacaklarını ve ayrıca bu durumunda ikisinin iflasını getireceğini kardeşi Adolp’a ifade eder. İfade eder etmesine de, Adolp hiç oralı bile değildir. Bu uyarıları kale bile almaz. Tüm riskleri göze alarak farklı bir yerde kendisine yeni bir ayakkabı üretim yeri açar. Rudolp bu duruma içerlese de zamanla o da bu ayrılığa alışır. Zaman ilerledikçe iki kardeş arasında kıyasıya bir rekabet başlar. Müşteri kazanma yolunda bir hayli gayret gösterirler. Yepyeni iyi ayakkabı modelleri üreterek müşterilerin beğenisine sunarlar. Pazarlama işleri de fena gitmemektedir. Durum, Rudolp’un korktuğu gibi olmamıştır. Bir süre sonra iki kardeşin güzel ve kaliteli model ayakkabıları kasaba dışına, oradan da ülke sınırlarını aşan bir pazarlama boyutuna kadar gider.  İşte, birbirine rakip olan kardeşlerden Adolp Dassler’in ayakkabı markası “Adidas”, diğer kardeş Rudolp Dassler’in ki ise “Puma’dır.”
     Bundan yaklaşık olarak seksen yıl önce küçük bir kasabada iki kardeşin öncesinde birlikte daha sonra ayrı olarak ürettikleri ayakkabılar şimdi bir dünya markası oldu çıktı. Elbette buralara gelmek ve dünya markası olmak hiçte öyle göründüğü gibi kolay olmasa gerek. Kim bilir ne zorluklar aşıldı ne engeller atlandı da bu seviyeye kadar gelindi. Tüm bunlar bizlere bir hikâye gibi gelse de arka planda yatan şey aslında çalışmak, azim, sabır, özveri, rekabet, zamana yenilmemek, inovasyon, risk alma ve özgüvendir. İşte! Adolp’un zamanında aldığı kararda ve sonrasında bu saydığımız durumlar yatmaktadır.
      Yaşadığımız şu asırda kaliteli, çalışkan, özverili ve farklı düşünen insanların varlığı şüphesiz. Ülkemizde de yüzlerce binlerce bu tarz insanların yaşadığı elbet bir gerçek. Önemli olan bu insanları bulup ülkemize kazandırmak ve ülkemizi kazandırtmaktır. Neden bizim topraklarımızdan bir Adidas, bir Puma çıkmasın. Ülkesine prim yaptıracak kaliteli iş adamları, siyasetçiler,  Bil Gates’ler, Steve Jops’lar yetişmesin.
     Diğer yandan bu topraklarda bir babayiğit aranıyor. Aslında bu babayiğit bir şanstır. Evet! Araba yapacak bir babayiğit ne zaman çıkacak bu topraklarda. Bu vatanın öz be öz arabası ve Dünya markası olsun. Umarım içimizdeki bu uhde veya uhdeler bir gün gerçek olsun. Sonunda da kazanan ülkesi ve insanları olsun.
     Adidas ve Puma’nın ortak noktası kardeş olmaları idi, daha sonra bunlara dünya markası olmaları da eklendi. Adidas ve Puma kardeşliğinden dünya markası çıkaran Almanya bugün birçok markasıyla yeryüzünde söz sahibi konumundadır. Darısı bizim ülkenin başına!

Paylaş
Tekno Okur

TeknoOkur.com sitesi içerisinde güncel hayata dair bir çok konu hakkında bilgi edinebileceğiniz geniş kapsamlı blog sitesi. Sitemizdeki tüm içerikler tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Oluşabilecek problemlerden teknookur.com sitesi sorumlu tutulamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir